haber-6.html

‘Enerjide yerli teknolojiye odaklandık’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “10 yıllık enerji ithalatı 400 milyar dolar. Bunu düşürmek için yerli ve yenilenebilir teknolojilere odaklandık” dedi

 

‘Enerjide yerli teknolojiye  odaklandık’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin son 10 yıldaki enerji ithalatının 400 milyar dolar olduğunu  belirterek, “Bunu düşürmek için yerli ve yenilenebilir teknolojilere odaklandık. Aynı zamanda, nükleer enerji dünyada bir üst lige çıkmanın kriterlerinden birisi. Bu yatırımlar için Türkiye’ye lokalizasyon stratejisi içinde farklı parçalarının da farklı teknolojilerin de ülkemizde üretilebileceği bir konseptle yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz” dedi.

5. Türkiye İnovasyon Haftası’nın ikinci gününde konuşan Albayrak, inovasyonun, küresel ekonomik rekabetin arttığı bir dönemde, kurumların, ülkelerin, devletlerin arasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel farkı kapatmada çok önemli bir enstrüman olduğunu söyledi.

İnovasyonun ne kadar güçlü kullanılırsa o kadar katma değer sağlayarak, ülkeleri küresel ligde başka bir yere taşıyacağını ifade eden Albayrak, Türkiye’nin de enerji özelinde yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarını teknolojik gelişmelerle birleştirip bu kaynakları katma değerli bir şekilde ekonomiye kazandırmak için bir süreci başlattığını anlattı.

Albayrak, Türkiye’nin son 14 yıllık ekonomi başarısının enerjideki büyümeyle desteklendiğini ve enerjide gayrisafi yurtiçi hasılayla birlikte, kurulu gücün 30 bin megavattan 80 bin megavatlara yükseldiğini aktardı. Türkiye’nin bu büyümesini enerjide büyük oranda ithalata dayalı olarak gerçekleştirdiğini vurgulayan Albayrak, şöyle devam etti:

“Son bir yılda stratejik adımlar attık. Yerli ve yenilenebilir kaynakların teknolojik fikirlerle desteklendiği bir eko sisteme doğru yürüyoruz. Güneş enerjisinde dünyanın dört bir tarafındaki yatırımları ele alarak yeni bir ihale konsepti oluşturduk. ‘Kur riskini, bankacılık açısından oluşabilecek riskleri elimine edelim, ihtiyaç olan vadeyi de ortaya koyalım, ancak iki şartımız var’ dedik. Bunlardan birisi üretimin yerlilik oranının yüzde 65’ten başlaması, ikincisi de yüzde 80 yerli mühendis olması. Bu sadece iç pazar için değil, bölgedeki diğer pazarlar için de önemli. Burada, parçaların Türkiye’ye getirilip burada monte edilmesi aldatmacasına kapılmadan, tamamının Türkiye’de üretildiği bir konsept baz olacak. 2017’de rüzgar için de aynı konsepti devam ettireceğiz. Aynı zamanda, nükleer enerji dünyada bir üst lige çıkmanın kriterlerinden birisi. Bu yatırımları Türkiye’ye lokalizasyon stratejisi içinde farklı parçalarının da farklı teknolojilerin de ülkemizde üretilebileceği bir konseptle yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz.”

‘Özgüven ve çalışma’

İnovasyon çerçevesinde artık diğer ülkelerle, kurumlarla aradaki farkı kapatmak için şansın daha yüksek olduğunu dile getiren Albayrak, “İki şeye ihtiyaç var. Birincisi özgüven. Özgüven sizi farklı bir iklime sürüklememeli, bu yüzyılda belki toplumların en çok tehdit olarak karşılaşabileceği noktalardan bir tanesi bu. İkincisi çok çalışmak. Hiçbir büyük başarı çalışmadan olmuyor. Hangi konuyla uğraşırsanız uğraşın, konu Türkiye ile ilgiliyse eğer hele bu rekabet ikliminde her zamankinden çok daha fazla çalışmalıyız” dedi.

‘Özgüveninizi zedelemeyin kimseye  kulak asmayın’

Albayrak, şimdiki neslin Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkarabilme noktasında kritik olduğuna ve bu ruhu taşıdığına işaret ederek, şunları söyledi:

“Kim ne derse desin, sizi küçük görmeye, özgüveninizi zedelemeye, sizi demoralize etmeye çalışırsa çalışsın, sakın kulak asmayın. Önce millet sonra kendiniz sonra da Rabbinizi bildiğiniz sürece kimse size bir şey yapamaz. Bunu oturtursak eğer bunu kimse yıkamaz, bunun en güzel örneği de 15 Temmuz. Türkiye’de altını kaldırdığınız birçok halının altından neler çıkıyor bir bilseniz. Ülkemizin menfaatini her şeyin üstünde tutup sonu ihanete giden sürece düşmeden, her türlü kutsalın üzerinde ülkemizi, vatanımızı en üst çerçeveye koyarak, bu topraklara minnet ve  bağlılık duyarak sadece alın teri değil, akıl terini de katarak, bu süreci götürmemiz lazım. Biz bugüne kadar önümüze konulan senaryoları artık  uygulamıyoruz, uygulamayacağız. Bu ülkenin menfaatleri neyi gerektiriyorsa öyle güçlü bir çelik iradeye sahip olacağız ki, bunu satın alabilecek hiçbir para birimi üretilememiş olacak.”