haber-6.html

 

 Havadaki CO2’yi Yakala ve Yeniden Kullan

Kanada kaynaklı bir girişim havadaki karbondioksiti emip topluyor;  basit bir süreçten geçirip yeniden kullanılacak bir yakıt üretiyor.  Zararından arındırılmış, tertemiz denebilecek bir yakıt.‘CO2’yi emmek’ bilinen bir uygulama.  Havadaki bu gazı çeşitli yöntemlerle yakalıyorsunuz ve olabilecek zararlarını yok etmek için toprağın derinliklerine gömüyorsunuz.

Ancak toprağa gömmek hayli pahalı.  Bu bakımdan yaygın olarak uygulanamıyor.

İnsanlık (şimdilerde) her gün 90 milyon ton CO2 salıyor atmosfere.  Bunun ne anlama geldiğini vurgulamak için şöyle diyelim:  İstanbul’dan bir uçak havalanıyor ve New York’a gidiyor, giderken de CO2 salıyor.  Bu salım miktarını birim olarak kabul edelim.  İnsanlığın her gün saldığı toplam miktar, Atatürk Havalimanı’ndan 24 saat boyunca her saniye havalanacak uçakların saldığı miktara eşit.

Bunun çaresini ormanlara bırakmak, ya da toprağa gömmek için kuyular kazmak yeterli mi acaba?  Başka yöntem yok mu?

                                                       

Kanada’da bir firma bambaşka bir seçeneği sunmaya çalışıyor.  Firmanın adı:  “Carbon Engineering”.  Sözünü ettiğimiz teknolojiyi geliştiren David Keith Harvard ve Cambridge Üniversitelerinde profesör.  Time dergisi onu ‘çevre kahramanlarından biri’ olarak sunmuş.

Firma birkaç yıldan beri sistemi deneme ve geliştirme çalışması içinde.  Yapılan, yapılmak istenen nedir?  Basitçe ifade edelim.  Dev bir kutu, dev bir sandık düşünelim.

Bunun bir tarafından hava olduğu gibi, gazlarıyla birlikte, emiliyor.  İçinde ilerlerken kimyasal bir maddenin duşu altında kalıyor.  Bu salgı CO2’yi havadan ayırıyor ve adeta katılaşmış bir halde aşağıya indiriyor.  Bunlar başka bir alana aktarılıp işlemden geçiriliyor.  Ortaya iri kum tanesi gibi gri renkli katı topaklar çıkıyor.  1 ton CO2, 2 ton topak veriyor.  Sonrası gelişmiş bir kimyasal çaba.  Sonuçta bizim 1 ton CO2’miz 400 litre sıvı yakıta dönüşüyor.  Uçaklarda, kamyonlarda kullanılabilecek bir yakıt.

http://www.limitsizenerji.com/Atila Alpöge, Ekogazete, 14.5.2016  /  Kaynaklar:  Marc Gunther, The Guardian, 14.7.2014 – Richard Martin, MIT Technology Review, 9.10.2015 – Anne Pélouas, Le Monde, 28.4.2016.