haber-6.html

 

Dışa bağımlılık en aza inecek

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Üst Kurul Üyesi Fazıl Şenel, Bursa Sancak Gazetesi'ne önemli açıklamalarda bulundu.

Dışa bağımlılık en aza inecekYazdır


Bursa Sancak gazetesine önemli açıklamalar yapan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Üst Kurul Üyesi Fazıl Şenel, kurumun yapısı ve çalışmalarından dünya enerji sektöründe Türkiye’nin yeri ve önemine kadar birçok konuda bilgiler verdi. Şenel, Türkiye’nin ülkenin enerjide dışa bağımlılığının en aza indirmek için çalışmalar yapıldığını da ifade etti.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) hakkında bilgi verir misiniz?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) bu ülkede enerji piyasasında ki büyük bir boşluğu doldurma amacıyla düzenlemelerin yapılması, yatırımların ve teşviklerin yapılması noktasında ihtiyaç duyulduğu için özel bir kurum olarak kuruldu. EPDK şuan için dört tane piyasada faaliyet gösteriyor. Birincisi elektrik piyasası, ikincisi doğalgaz piyasası, üçüncüsü petrol piyasası, dördüncüsü ise LPG piyasası olarak faaliyet gösteriyor. Bu dört piyasa ve buna bağlı olan diğer tüm piyasalarda üretimden tüketimine A’dan Z’ye bütün konulardaki düzenlemelerin, izinleri, teşviklerini bir kurum olarak yapıyor. Özellikle yabancı olmak üzere yerli yatırımcılar dahil olmak üzere bütün yatırımcıların özellikle güven noktasında ‘ben bugün yatırım yapacağım ama yarın ne olur’ gibi endişenin olmaması noktasında garanti olarak gördükleri bir kurum. Çünkü bu kurum vesilesiyle gerekli yönetmelikler gerekli düzenlemeler yapılıyor.  Kanunun politika bakanlık tarafından belirlenir, uygulamaları kurumlar tarafından yapılır. Biz çıkan bu kanunların düzenlemelerini yönetmeliklerini hazırlayıp, bunların denetlenmesini, lisanslanmasını ve ruhsatlanmasıyla beraber gerekli cezai müeyyideleri yapan kurumuz. Kurumumuz 7 üyelikten oluşmaktadır. Bu üyeler de Bakanlar Kurulu kararı ile atanmaktadır.

EPDK piyasa denetlemelerini yapmasındaki amaç nedir?

Piyasadaki denetlemeleri yaparken amacımız rekabeti artırmaktır. Bununla birlikte rekabetçi bir ortamda hem tüketicilerin hem de yatırımcıların menfaatlerini koruyacağı bir piyasa oluşturulması gayretini gösteriyoruz.  Enerjinin rekabetçi bir biçimde son tüketiciye ulaştırılmasını sağlamak için Enerji Piyasası İşletme Anonim Şirketi(EPİAŞ) kuruldu. Böylelikle hizmetin kalitesi artarken rekabetin de önü açılmış oldu. Şu an için istediğimiz noktada olmasak bile gelecek için önemli adımlar atmış durumdayız. Son yaptığımız düzenlemelerle hem elektrikte hem doğalgazda serbest tüketici olma limitlerini daha aşağılara çektik. Hedefimiz, bütün tüketicilerin serbest tüketici olmasının önünü açmak.

Ülkeler için enerjinin önemi çok büyük. Türkiye’de bu enerji kaynaklarının geçiş noktalarında bulunuyor. Türkiye için enerjinin önemi ve konumu nedir?

Türkiye jeopolitik ve jeostratejik olarak Asya-Avrupa, Ortadoğu-Balkanla arasında bir köprü konumundadır. Petrol ve doğalgaz kaynaklarının yüzde 70’lik bölümü Türkiye’nin doğusunda olan Ortadoğu’da yer alıyor. Petrol ve petrol ürünlerinin yüzde70’i ise ülkemizin batısında yer alan Avrupa devletleri tarafından yapılıyor. Sonuç olarak üreticiden tüketiciye bir geçişin olması gerekiyor. Bu geçişi deniz üzerinden gerçekleştirmek yeterli ve güvenli olmuyor. Mutlaka karadan geçişin olması gerekiyor. Bu bağlamda da karadan yapılacak petrol ve doğalgaz transferinde bölgesinde demokratikleşmeyi özümsemiş,  bu anlamda belirli bir seviyeyi aşmış ve insanların yatırım yapmaktan çekinmediği güvenli ülke gerekiyor. Bu ülke de Türkiye’dir.  

Nükleer tehlikelidir ve çevreye zararlıdır diye bir algı var bu konuda sizin görüşleriniz nedir?

Nükleer santrallerin tehlikesi kömür santralinin yüzde biri kadardır. Atık anlamında ise zaten bunlar da kontrol altında atıkları çevreye atılmıyor. Belirli alanlarda muhafaza ediliyor. Farklı şeylere dönüştürülüyor. Dolayısıyla nükleerin çevreye ciddi manada zararı yok. Ancak kontrol altında tutulamazsa aklımıza Çernobil getiriliyor. Bunlar 50 yıl önceki teknoloji ile yapılmış santraller. Sonuçta insan hatasının olduğu her yerde kaza olabilir. Türkiye’ye yapacağımız santrallerde aradığımız en önemli nitelikler en son teknolojiye sahip olan santraller çevreye zararı hiç olmayan atığı da en az olacak santraller şeklinde şartlarımız var. Bunlar olmadan biz Türkiye’ye bu santralleri getirip kurdurur muyuz? Her şeyin ötesinde Bulgaristan’ın nükleer santrali Türkiye sınırında, Ermenistan’ın nükleer santrali de Türkiye sınırında. Onların 70 yıllık teknolojileri zararlı olmuyor da bizim 2017nin teknolojisi ile yapacağımız nükleer santral mi zararlı oluyor? Ben nükleer santral zararsızdır demiyorum ancak diğerleri ile kıyasladığımızda zararı en az olan, kontrol edilebilir olan bizim içinde ekonomik büyümemizin ana motorlarından bir tanesi olacak olan teknolojiye mutlaka sahip olmalıyız.

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılık oranı ne durumdadır?

Yüzde 93 oranında petrolde dışarıya bağımlıyız. Yüzde 7’lik kısmını Türkiye’de üretebiliyoruz. Kömürde de neredeyse başa baş yüzde 50 yüzde 50, ithal kömür ve yerli kömür ile bir oranımız var. Toplamda baktığımız zaman Türkiye’de enerji kaynaklarının toplam havuzdaki oranına baktığımızda yüzde 80 oranında dışarıya bağımlıyız. Şimdi bizim amacımız nedir? Bakanlığımızın enerji politikalarını belirleyen kurum, bizde uygulayan bir kurumuz. Bakanlığımız eskiden Türkiye’de enerji üretiminde üçlü saç vardı. Bu üçlü saç bir doğalgaz, iki hidroelektrik santraller, üçüncüsü ise, kömürdü. Yani 10 yıl öncesinde kadar özellikle bu üç saç üzerine yatırımlar yapılmış ve bunlardan elektrik elde ediyorduk. Ancak daha sonra şuan ki hükümetimiz göreve geldikten sonra bunu hem çeşitlendirme adına, hem de dışarıya bağımlılığı ve milletimize yetme adına, hem de ekonomik yapmak ve her şeyden önemli yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verme adına projeler yaptılar.

Ülke olarak enerjiyi yeterince verimli kullanabiliyor muyuz?

Hükümetimizin 2023 vizyonu var biliyorsunuz. Bu vizyonların başında üçlü saç geliyor. Yani doğalgaz, hidrolik santraller ve kömür geliyor, ama yenilenebilir kaynaklardan sonra beşincisi ve altıncısı için ataklarda bulundu. Biz bu üçünü ana kaynak olarak ismini koyduk. Dördüncüsü yenilenebilir enerji olarak koyduk, beşincisi ise, nükleer enerji kaynağı ismini koyduk. Dolayısıyla biz artık üçlü saç ayağından beşli saç ayağına geçiyoruz. Ama bunların hepsinin altında da hepsinin dayandığı ana bir kaynağımız var. En önemli kaynağımız, en ucuz kaynağımız ve enerji verimliliğimizdir. Biz buna enerji verimliliği diyoruz, çünkü hangi yerde kullanırsak kullanalım, ister sanayide ister, evsel tüketimde, isterse elektrik üretiminde nerede olursa olsun kullandığımız enerji maalesef biz yeterince verimli kullanamıyoruz. Biz buna eğer verimli kullanabilirsek, Türkiye’de birkaç tane Atatürk Barajı kadar, birkaç tane Keban barajı kadar enerji tasarruf edebiliyoruz.

ÇALIŞMALAR YAPILIYOR 

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Üst Kurul Üyesi Fazıl Şenel Türkiye’nin ülkenin enerjide dışa bağımlılığının en aza indirmek için çalışmalar yapıldığı i ifade etti. Mimar Sinan Mühendisler Birliği Bursa İl Temsilciliği, Türkiye’nin enerji politikası ile ilgili bir program düzenledi. Programa Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan üst kurul üyesi Fazıl Şenel konuşmacı olarak katılarak Türkiye’deki enerji verimliliği hakkında açıklamalar yaptı. Programa ayrıca Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdülkadir Karlık, Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay ve Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir’in yanı sıra çok sayıda mühendis katıldı. Programda yaptığı konuşmada Türkiye’nin enerjide ciddi atılımlar attığını belirten Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Üst Kurul Üyesi Fazıl Şenel, enerjide dışarıya olan bağlılığı en aza indirmek için çalıştıklarını ifade etti. Şenel ayrıca, yerli ve milli enerji kaynaklarına önem vererek enerjinin yenilenebilir olmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Mimar Sinan Mühendisler Birliği Bursa Temsilcisi Yaşar Taşkın da Türkiye’nin coğrafi konumunun enerji açısından avantajlı olduğunu ve bu avantajların fırsata çevrilmesi gerektiğini aktardı. http://www.bursatv.com.tr/ekonomi/disa-bagimlilik-en-aza-inecek-h3769.html