haber-6.html

     

“Fosil yakıtlar hızla ucuzlayan rüzgar ve güneş enerjisiyle yarışamıyor”

Greenpeace, Ekoloji Kolektifi, Salık ve Çevre Birliği (Health And Environment Allience - HEAL), Çevre Eylem Ağı (Climate Action Network - CAN) ve 350.org tarafından yayınlanan ortak basın bülteninde,  Elektrik Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) tarafından açıklanan, kapasite mekanizmasının, fosil yakıtların hızla ucuzlayan rüzgâr ve güneş enerjisiyle yarışamadığını gösterdiğine işaret edildi.
 Yüksek maliyetli santralleri devre dışı bırakmamak için kamu kaynaklarından ayrılacak kapasite mekanizmasından yararlanacak termik santraller Elektrik Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) tarafından açıklandığını duyuran bültende, bütçenin,  kömür santrallerinin ayakta kalmasını sağlayacak ve iklim değişikliğine, su ve hava kirliliğine sebep olarak gıda güvencesini tehlikeye atacağı duyuruldu ve şöyle denildi
“Bu devlet teşviki, Türkiye Paris Anlaşması sonrası düşük karbonlu bir ekonomiye yatırım yapmak yerine, elektrik piyasasındaki arz fazlasından ve yüksek maliyetlerinden ötürü rekabet edemeyen santrallere milyonlarca lira destekte bulunarak, hem elektrik piyasasına müdahale edip yerli ve yabancı kaynakların rekabet dengesini bozacak, hem de emisyonların artmasına ön ayak olup hava kirliliğinin tehlikeli düzeylere çıkmasına yol açacak. Üstelik bu teşvik, hanelerin elektrik faturasına mali yük olma riski taşıyor.”
Yayınlanan bültene göre, doğalgaz ve kömür santrallerinin üretime devam edebilmesi için yapılacak kapasite mekanizması ödemelerinin 1.5 -2 milyar lirayı bulacağı tahmin edilirken, öngörülen yardım, kamu bütçesinden otoyollar, köprüler ve hastaneler için verilen devlet garantilerinin üçte biri kadar büyük bir ölçekte ek bir ödeme anlamına geldiğini ve Avrupa özelinde yapılan analizlerin kapasite mekanizmalarının son tüketiciye ek maddi yük çıkardığını ortaya koyduğuna işaret edildi.
Bültende, doğalgaz ve kömür sektörüyle sınırlı tutulan mekanizmanın, elektrik piyasasında yüksek emisyon kaynağı santrallerin kapanmasını engelleyeceği ve Türkiye’nin küresel iklim değişikliğiyle mücadelesine ve düşük karbonlu yatırımlara iştahına dair olumsuz bir sinyal vereceğinin altı çizildi. 
http://www.hurriyet.com.tr